Türkiye Cumhuriyeti

Atina Büyükelçiliği

Bilgi Notları

ATİNA ŞEHRİ HAKKINDA NOT, 22.04.2016

 

ATİNA ŞEHRİ HAKKINDA NOT

 

Başkent Atina, 3 milyonun üzerinde nüfusuyla Yunanistan’ın en büyük şehridir. Şehir merkezi, 7 kilometre uzaklıktaki Pire Limanı ile denize bağlanmaktadır. Bugün itibariyle, Atina ve Pire tamamen birleşmiş durumdadır. Toplam yerleşim alanı 412 km2 olup, şehir merkezinin denizden yüksekliği 20 metredir. Kilometre kareye düşen kişi sayısı 8.160’dir.   

 

Eski Yunan medeniyetinin de merkezi olan Atina, ismini şehrin koruyucusu olarak da kabul edilen “Tanrıça Athina”dan almıştır Akropol olarak bilinen ve M.Ö. ilk yerleşimlerin gerçekleştiği iç kale kısmı bir tepenin üzerindedir. Atina eski çağlardan beri çeşitli saldırılar karşısında birçok defa yıkılmıştır. İlk olarak Perslerin, daha sonra Romalıların ve Haçlıların işgaline uğrayan şehir, yaklaşık 400 yıl Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğinde kalmıştır. Şehir, 1458 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedilerek, Osmanlı topraklarına katılmış; 1829 yılında imzalanan Edirne Antlaşması ile Yunanistan'a bırakılmıştır. Atina, 1833'ten beri Yunanistan’ın başkentidir.

 

Kozmopolit ve modern bir şehir olan Atina, antik çağlarda da önemli bir ticaret ve kültür merkezi olarak bilinmektedir. 1896 yılında düzenlenen ilk resmi olimpiyatlar ile  2004 Yaz Olimpiyatlarına ev sahipliği yapmıştır. Şehir merkezi Syntagma Meydanı (Anayasa Meydanı) olup, doğusunda zamanında eski Yunan krallarının sarayı olan parlamento binası ve Meçhul Asker Anıtı bulunmaktadır.  Akropolis, Arkeoloji Müzesi ve tarihi Plaka semti görülmeye değerdir. Panepistimiou Caddesi üzerinde bulunan ve 19. Yüzyıl sonları neoklasik yapıları arasında yer alan Atina Akademisi, Atina Üniversitesi ve Milli Kütüphane binaları da kayda değer yapılar arasındadır.

 

Yeni Akropolis Müzesi 2009 yılında açılmıştır. Müze projesi, eski müzedeki eserlerle beraber 19. yüzyılda Akropol’den İngiltere’ye götürülen ve halen British Museum’da sergilenen eserleri de içine alabilecek kapasitede planlanmıştır. Ana yapı betonarme, çelik ve camdan oluşmaktadır. Saydam camlar, eserlerin teşhirinde doğal ortamlarında olduğu gibi doğal ışığı sağlamaktadır. Günün belirli saatlerinde de Parthenon görüntüsü müze camlarına yansımaktadır. Parthenon Salonu, ölçü ve yönlendirilmesi ile orijinaline referans vermektedir. Halen salonda, orijinal parçalara ilaveten, British Museum’daki orijinal heykellerin alçı kopyaları da sergilenmektedir.

 

Atina’da Osmanlı döneminden kalma önde gelen eserler arasında Fethiye Camii ve Dizdar Mustafa Ağa Camii bulunmakta olup, her ikisi de ibadete kapalıdır.

 

Fethiye Camii:

 

Geçmişte Pazar Camii, Büyük Cami veya Çarşı Camii de olarak da adlandırılmış olan Caminin Fatih Vakfı’na ait olduğu, 1206 (1791-92) senesine ait tamir hüccetinden anlaşılmaktadır. Antik Agora’nın kenarında yükselen bu Caminin temeli 1458’de Fatih Sultan Mehmet’in Atina’ya gelişi sırasında atılmış, Cami adını buradan almıştır. Eser uzun zaman bir askeri binanın içinde gizli kaldıktan sonra Agora’da yapılan kazılar esnasında harap binanın kaldırılması üzerine meydana çıkmıştır. Cami, 1824 yılından sonra “Müzikseverler Derneği”nin okulu olmuş, bilahare Atina Garnizonu’na cezaevliği yapmış, bir dönem askeri fırın olarak kullanılmış ve zaman içerisinde çevresindeki mezarlıklar kaybolmuştur. Minaresi günümüzde yoktur. Ancak kaidesi durmaktadır.

 

 

Dizdar Mustafa Ağa Camii:

 

Aşağı Şadırvan Camii veya Voyvoda Camii  olarak da adlandırılan Atina’nın halen ayakta kalabilen ikinci Camisi olup 1759-1764’de Eski Cami’nin yerine Mustafa Ağa tarafından yaptırılmıştır. Atina’nın Monastıraki meydanında, zamanında “Türk Çarşısı” olarak da adlandırılan bölgede bulunmaktadır.

 

Bina, Cami olarak faaliyetine son verilmesinin ardından Yunan ordusunun kullanımına tahsis edilmiş, bir süre hapishane, askeri kamp ve depo olarak kullanılmıştır. Daha sonra restore edilen bina 1923’de Dekoratif Sanatlar Milli Müzesi olarak hizmet vermeye başlamış, 1939’da Yunan Halk Sanatları Müzesi olarak isimlendirilmiş; 1973’de anılan Müzenin bir başka binaya taşınması üzerine, 1975’den itibaren Seramik Koleksiyonunun sergilendiği ek bina olarak hizmet etmeye başlamıştır.